Tarot İlişki Açılımı

Toplamda 78 adet karta sahip bir tarot destesi ile fal bakılırken dikkat edilmesi gereken en önemli kural sorulan sorunun yapısı ve çeşididir. Tarota sorulması gereken soru karar vermek üzerine olmalıdır. Hangi şekilde davranmalıyım, hangi yolu seçmeliyim tarzında, evet ya da hayır ile cevaplanamayan sorular olmalıdır. Eğer soruların yapısı bu şekilde değilse tarot falı sizin sorunuza cevap veremez ve falcı falınızı doğru bir şekilde yorumlayamaz. Sorulan soruların çeşidi, tarot falı bakılırken yapılacak olan açılımın çeşidine karar verebilmek açısından da önemlidir. En meşhur açılım olan Kelt Açılımı her türlü soru çeşidi için kullanılabiliyor olsa da, aşk ya da ilişki konusundaki sorularınız için ilişki açılımını kullanmak size her zaman daha detaylı bilgi vermektedir.

tarot-ask-acilimi

İlişki açılımı ile tarot falı bakabilmek için öncelikle tarot destesi iyice karıştırılır ve fal baktırmak isteyen kişi tarafından sol elini kullanarak 3 parçaya bölünmelidir. Aynı işlem bu sefer desteyi 2’ye bölecek şekilde tekrarlandıktan sonra toplamda 7 adet kart, yine sol el kullanılarak fal baktıran kişi tarafından seçilir. Seçilen ilk kart ortaya koyulduktan sonra bu kartın sağ üst kısmından başlayarak sonrasında seçilen 2, 3, ve 4 numaralı kartlar dizililir. Kalan 3 kart da sol alt köşeden başlayarak yukarıya doğru ortada kalan kartın sol kısmına dizilir. Tüm kartlar dizildiği zaman genel şekil büyük bir H harfi oluşturmaktadır.

tarot-iliski-acilimi

Kartlar yorumlanırken sağ taraftaki kartlar sizi, sol taraftaki kartlar ise sorduğunuz soruda adı geçen kişiyi yansıtmaktadır. 1 numaralı kart yorumlandıktan sonra üst kısımdan başlayarak kartlar karşılıklı olarak açılır ve yorumlanmaya başlanır. İlk sıra geçmişinizi ya da geçmişten gelen ve günümüze yansıyan sorunlarınızı, ortadaki sıra şu anki ilişki durumunuzu, ilişkiye bakış açınızı, gelecekten beklentilerinizi anlatırken en alttaki sıra gelecekte sizi bekleyen yol ayrımlarını, gerçekleşebilecek olan olayları söylemektedir. Bu sıralama izlenerek yani ilişki açılımı kullanarak bakılan tarot falının sonunda genel bir yorumlama yapılarak sorulan sorunun cevabı verilmeye çalışılır.

 

Kelt Haçı

Kelt haçı, genelde Hristiyan haçının ortasında bir halka olan hali şeklinde resmedilip sunulsa da iki haçın kökenlerinde ve tarihsel geçmişlerinde hiçbir benzerlik ya da yakınlık yoktur. Bu haçın tarihi Eski Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarına aittir ve bu uygarlıkların tarihi metinlerinde ve sembollerinde de sürekli görülmektedir. Birçok uygarlıkta, mesela pagan inancına sahip medeniyetlerde direkt olarak bir tanrı gibi resmedilmiştir. Öte yandan örnek olarak iskandinav ülkelerinde Tanrı Odin’in sembolüdür.

kelt-haci

Tarot falına bakarken kartların, sorulan sorunun cinsine göre belirli bir düzenle masaya yayılmaları gerekmektedir. Bu yayılma işleminin bir çeşidi de Kelt Haçı, bir diğer adıyla Kelt Açılımı’dır. Bu açılımda 10 adet kart seçilir ve bu kartlar önce haç, daha sonra da bu haçın sağ yanına dik bir çizgi oluşturacak şekilde dizilir. Birinci ve ikinci olarak seçilen ilk iki kart haçın merkezini oluşturur ve bu kartlardan sonra gelen 4 kart, merkezin çevresine dizilerek haç yapılır. Kalan diğer 4 kart ise sağ taraftaki düz çizgiyi oluşturmaktadır. Yorumlama yapılırken 1 numaralı karttan başlayarak sırayla tüm kartlar yorumlanır ve en sonunda da tarot falının genel durumu hakkında yorumlama yapılır. Örnek verilecek olursa 1 numaralı kart şimdiyi, fal baktıran kişinin aklındaki soruya hangi açılardan yaklaştığını ve hayatındaki olaylara bakış açısını gösterir. 2 numaralı kart ise kişinin kendi içerisinde ve çevresine karşı verdiği mücadeleleri genel durumlarıyla özetler ve bunlarla başa çıkma yolları hakkında kişiye bilgi verip gidebileceği diğer yolların kapısını açar.

kelt haci

Tarot falına ya da kartlarına sorulan sorunun cevabı evet ya da hayır olmadığı sürece Kelt Açılımı tüm sorulara doğru ve detaylı cevaplar verir. Bu özelliği sebebiyle popülerliğini hiçbir zaman kaybetmemiştir ve bu şekilde ilgi görmeye de devam edecektir.

Tarot Tarihçesi

Büyük gizemler taşıyan tarot destesi, kullanılmaya başlanıldığı zamandan beri insanoğlunun ilgisini çekmektedir. Tarihi ve kökeni tam olarak bilinmemekle birlikte tarot falının tarihinin Eski Mısır Uygarlığı’na dayandığı düşünülmektedir. Zamanının bilimsel toplantılarına ev sahipliği yapan İskenderiye Kütüphanesi’nde buluşan bilginler kendi aralarında ortak bir dil bulmak amacıyla bazı semboller oluşturmuşlardır. Bu sayede herhangi bir sembol çizdiklerinde aynı dili konuşmasalar bile aynı anlamı çıkartabileceklerdi.

tarot tarihi

Oluşturdukları bu sembolleri, İskenderiye Kütüphanesi yakıldıktan sonra taşındıkları Marakeş’te tekrar düzenleyen dönemin bilginleri sembollerin tekrar yok olma riskini göze almamak için bunları kartlara işlediler ve yayılmalarına izin verdiler. O dönemde birçok falın Avrupa’ya yayılmasına öncülük eden Hindistan Çingeneleri bu kartları keşfettiler ve bu kartları fal bakmak için kullanmaya başladılar. Bilimsel bir amaçla oluşturulan sembollerden fal bakmaya geçiş süreci bu şekilde tamamlanmıştı ve tarot kartlarının atası sayılan semboller Çingeneler sayesinde dünyaya yayılmaya başlamıştı.

tarot-tarihi

Bir diğer teoriye göre tarotun tarihi eski uygarlıklarda değil, Avrupa’da doğmuştu. Bu teoriye kanıt olarak da tarot kelimesinin kökeni olarak görülen ‘Tarocchi’ kelimesinin İtalyanca olması ve Küçük Arkana kartlarının Orta Çağ İtalya’sında geliştirilmiş ve düzenlenmiş olması ortaya atılmaktadır. Bu teoriye bir başka kanıt olarak Küçük Arkana destesinde yer alan 4 farklı destenin Orta Çağ Avrupa’sında bulunan 4 farklı halk sınıfını yansıtıyor olmasıdır. Küçük Arkana destesinin toplamda 40 adet kartını oluşturan kılıç, kupa, para ve değnek desteleri Orta Çağ halk sınıflarından sırasıyla şövalyeleri, papazları, tüccarları ve çiftçileri temsil etmektedir. Sunulan bu teoriyi çürütebilecek tek iddia ise ‘Tarocchi’ kelimesinin İtalyanca’da olduğu gibi aynı zamanda İbranice, Latince ve Eski Mısır dilinde de kullanılıyor olmasıdır. Ortaya atılan en güçlü iki teori bunlar olsa da tarotun tarihi insanoğlu için hala bir gizemdir.

 

Tarot

22 adet Büyük Arkana ve 56 adet Küçük Arkana olmak üzere toplamda 78 adet karttan oluşan tarotun tarihi konusunda tarihçiler ve falcılar her zaman çeşitli iddialarda bulunmaktadır. Çoğu kişi tarot kartlarının 1600 yılında İtalya’da, Garzoni tarafından oluşturulduğuna ve ilk kartların sembollerinin elde çizilip renklendirildiğine inanmaktadır. Kılıç, kupa, para ve değnek adı verilen, 4 desteden oluşan Küçük Arkana destesinin Ortaçağ’daki Avrupa halkının dört temel sınıfını yani şövalye, rahip, tüccar ve çiftçiyi temsil etmesi de bu iddialara kanıt olmaktadır. İkisinin tarihi her zaman iç içe gitse de, tarot kartlarının tarihi iskambil kartlarından daha eskiye dayanmaktadır, hatta iskambil kartlarının Küçük Arkana kartlarından esinlenerek oluşturulduğu bilinmektedir.

tarot

Tarihi belgelere göre Ortaçağ’da Avrupa ülkelerinin bir kısmında kral tarafından kart oyunlarına ödül bile koyulurken bazı ülkelerdeyse oynanması tamamen yasaklanıp, idama kadar giden cezalar koyulmuştur. Örneğin 1300’lü yıllarda kart oyunları Almanya’da yasakken Belçika’nın Brabant Dükü kart oyunlarını teşvik için ekstra ödüller koymuştur. Aynı tarihlerde Brüksel’de de şenliklerde kart oyunlarına büyük ilgi gösterilmiştir. Bazı ülkelerde, mesela Fransa’da, sadece iş günlerinde ya da iş saatlerinde yasaklanan kart oyunları diğer zamanlarda serbestti. 17. yüzyılda yazdığı Monde Primitif adlı eseriyle Antoine Court de Gebelin tarotun tarihini güçlü kanıtlarla desteklemiş, iskambil ve tarot destelerini kullanım amacı olarak birbirinden ayrılmasına sebep olmuştur. Tarot destesinin sadece fal bakma amacı ile kullanılması ve iskambil destesinin ise oyun için kullanılmaya başlanılması da bu tarihlere denk gelmektedir. Fal bakma amacı ile kullanılacak olsa da sembollerin anlamları tam olarak bilinmediği için genel bir fal bakma yöntemi ya da bu işi enerji temelli görerek hissetme yoluna giden kişi sayısı çok azdı. Tarotun tarihi için bir dönüm noktası olan tarot sembollerinin yorumlandığı ilk tarih 1932 yılı Fransa’sına aittir. Yorumlayan kişi ise Fransa Kralı VI. Charles’tır. 1930’lu yıllara ait tarihi bilgilere göre kral sadece 3 karta sahipti; Kabalcı Jacques Gringonneur, sanatçı ve astrolog. Diğer kartların anlamları ve yorumlamaları ise daha sonraki İtalyan eserlerinde görülmektedir.

tarot-fali